Haber & Duyuru


Hastanemiz T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Etlik Zübeyde Hanım Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen, "Uluslararası Katılımlı Doğum Eyleminde Kanıt Temelli Yaklaşımlar" sempozyumu, Saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım'ın eşi Sayın Semiha Yıldırım, Sağlık Bakanımız Sayın Ahmet Demircan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Cevdet Erdöl, protokolün sayın temsilcileri ve basın mensubunun yoğun ilgisi ile gerçekleştirildi.

Onursal Konuğumuz Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmasında "doğum" gibi özel bir eylemin hastanemizde düzenlenen bu sempozyum ile farklı boyutlarıyla ele alınmasının "takdire şayan" olduğunu söyledi.
Suda Doğum ünitelerin sayılarının artmasının kadınların sağlığı ve yeni nesillerin geleceği adına son derece önemli olduğunu vurguladı.
Bu girişimi nedeniyle hastanemiz Etlik Zübeyde Hanım Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi yetkililerini tebrik eden Emine Erdoğan, bu hizmetin diğer hastanelere de örnek olması temennisinde bulundu.
Sayın Emine Erdoğan, sempozyumun özel konuğu olan dünyaca ünlü doğum uzmanı Dr. Michel Odent'in konuşması sırasında "medeniyet-doğum ortamı ilişkisi"ne yönelik açıklamalarına değinerek, doğum eyleminin doğallıktan çıkarak tıbbi bir operasyon haline geldiğini ifade etti.
"Gebelik ve doğum, bir hastalık değil, bedenin doğal, normal ve sağlıklı bir fonksiyonudur." diyen Emine Erdoğan, gereksiz her müdahalenin hormon salınımını olumsuz etkilediğini anlattı.
Hiçbir ilaç ve müdahaleye maruz kalmayan bir annenin bebeğini tüm doğal hormonların etkisi altında doğurduğunda bebeği ile güçlü bir bağ kurabildiğine dikkati çeken Sayın Emine Erdoğan, şöyle konuştu:
"Hal böyleyken, ne yazık ki ülkemizdeki sezaryen oranı, yüzde 53'tür. Oysa muteber sağlık otoritelerinin makul bulduğu oran yalnızca yüzde15'tir. Bu noktada anne adayı kadınlarımızı cesaretlendirmeli, kurumlarımızda normal doğumu teşvik eden sistemik bir dönüşüm başlatmalıyız. Bebek için en iyi sağlık güvencesi olan doğal doğum, çocuklarımıza vereceğimiz en güzel armağandır. Külfetli gibi görünse de, bu özel tecrübenin kazanımlarını onlardan esirgememeliyiz. Sezaryenin, gerektiğinde yapılacak bir kurtarma ameliyatı olduğunu unutmamalıyız."
"Kadınlar alternatif yöntemler konusunda bilinçlendirilmeli"
Kadınları doğuma hazırlayan "nefes egzersizleri", "akupunktur" gibi bir çok etkili yöntem olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, "hidroterapi"nin bunların başında geldiğini söyledi.
Bu alternatif yöntemler konusunda kadınların bilinçlendirilmesinin önemine değinen Emine Erdoğan, doğum şeklinin, bebeği emzirme süresi ve kalitesi ile ilişkisini ortaya koyan bilimsel çalışmaların da gündeme taşınması gerektiğine işaret etti.
Devletin sezaryen oranlarının düşürülmesi için 2008'den bu yana etkin biçimde çalışmalar yaptığını anımsatan Emine Erdoğan, şubatta yıllık doğum sayısı 4 bin 500 üzeri olan hastanelerle yaptıkları bir çalışma ile sezaryen oranı en düşük devlet hastanelerinin, doğumhane klinik şefi ebelerine ve gebe okulu sorumlularına plaket takdim ettiklerini hatırlattı.
"Kamu ve özel hastanelerde seferberlik başlatmalıyız"
Emine Erdoğan, Etlik Zübeyde Hanım Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi'nde, total sezaryen oranının yüzde 19,4'e düştüğünü öğrenmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Sezaryen oranlarını düşürmek için kamu ve özel hastanelerde seferberlik başlatmalıyız. Medyamız bu konuya daha çok yer vermeli, anne adaylarını bilgilendirmelidir. Ne yazık ki son günlerde medyada, birtakım yayınlara rastlıyorum. Normal doğumu tehlikeli bir olaymış gibi gösteren, doktorların hastaları normal doğuma zorladıklarını ifade eden haberler yapılıyor. Yaşamın her anı kendi içinde riskler barındırır ama bunun karşılığı sezaryene teşvik asla olmamalıdır. Aile hekimlerimiz kadınlarımızı normal doğuma özendirmeli, müdahalesiz doğum karnesi iyi olan hastanelerimiz ödüllendirilmelidir."
Hastanelerde anne adaylarının huzurunu tesis edecek fiziki ortamlar oluşturmanın önemini vurgulayan Emine Erdoğan, özellikle hasta mahremiyetinin çok önemsenmesi gerektiğini çünkü mahremiyetin güven doğurduğunu söyledi.
"Doktoruna, ebesine güvenen kadın, korkulu doğum hikâyelerine teslim olmaz. Hayatında yaşayacağı bu en özel tecrübenin anlamına odaklanır." diyen Emine Erdoğan, bu konuda gelecek yıllarda daha büyük gelişmeler kaydedileceğine inandığını aktardı.
Emine Erdoğan, doğum sürecinde kadınların eğitim, güven, mahremiyet, hareket özgürlüğü, zamana saygı, duygusal ve fiziksel destek gibi ihtiyaçlarının esirgenmemesi gerektiğini belirterek, "Sağlıklı nesiller, bilinçli annelerin eseridir" dedi.
Konuşmaların ardından Hastane Yöneticimiz Doç. Dr. Özlem Moraloğlu Tekin tarafından Sayın Emine Erdoğan'a hediye takdim edilerek, toplu hatıra fotoğrafı çektirildi.
Program sonunda hastanemizin Suda Doğum Ünitesi'nin açılışını gerçekleştiren Sayın Emine Erdoğan, ünitelerimizi yerinde inceledi ve bu tecrübeyi yaşayan annelerle sohbet etti.

Sağlık Bakanımız Sayın Ahmet Demircan sempozyumumuzda yaptığı konuşmada anneliğin, kadınların en ulvi ve asla ihmal edilemeyecek görevi olduğunu vurgulayarak, "Kadınların doğurganlıklarının durmasını bırakın bir yana, azalması bile insanlığın geleceği açısından hayati bir sorundur. Nüfusu artmayan milletlerin geleceğinden bahsedilemez." dedi.

Geleceğe güvenle bakabilmek için, önce yeterli nüfus artış hızını temin etmek, sonra da çocukları en iyi şekilde geleceğe hazırlamak gerektiğini ifade eden Demircan, 2016 verilerine göre nüfus artış hızının binde 13,6 olarak gerçekleştiğini hatırlattı.

"Nüfusu artırmak için 3 çocuk şart"

"AK Parti hükümetleri, nüfus ve aile planlaması politikalarını bir kenara bırakmıştır" diyen Bakan Demircan, Sağlık Bakanlığının da bu konunun üzerine hassasiyetle eğildiğini belirtti. Nüfusu artırmak için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dile getirdiği gibi üç çocuğun şart olduğunu vurgulayan Demircan, nüfus artışının gelecek meselesi olduğuna ve söylemde kalmaması gerektiğine işaret etti.

Demircan, OECD ülkelerinde yüzde 26,4 olan sezaryenle doğum oranının Türkiye'de yüksek olmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Kamu hastanelerinde yüzde 37,5 olan bu oranın özel hastanelerde yüzde 70,5'e çıkması aslında önemli bir nedenle ilgili bize fikir vermektedir. Yine primer sezaryende Bakanlık hastanelerinde oran yüzde 15'in altında iken, bu oran üniversite hastanelerinde yüzde 34'e, özel hastanelerde yüzde 38'e çıkıyor." dedi.

Primer sezaryen oranlarını yüzde 10'un altına çekmek için üniversiteler ve özel hastanelerle çalışılması gerektiğini kaydeden Demircan, bunda kararlı olduklarını vurguladı.

Temel hedeflerinin kadınların, anneliğe karar verdiği andan doğum aşamasına kadar her an erişebileceği, güven duyduğu bir hizmetle korumak olduğunu ifade eden Demircan, şunları kaydetti:

"Her anne adayımız sağlıklı bir gebelik süreci geçirerek, normal doğumla bebeğini kucağına alabilsin istiyoruz. Bu alandaki kanıtlanmış yenilikleri uygulamak ve her alanda yaygınlaştırarak bütün annelerimiz için erişilebilir kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Aile hekimlerimiz, kadın doğum uzmanlarımız, ebelerimiz, fizyoterapistlerimiz, psikologlarımız anne adaylarımızın hizmetinde. Doğum öncesi gebelik eğitimleriyle, doğum korkularını yenme amaçlı terapilerle, anne adaylarımızın her zaman yanındayız. Sezaryenle mücadele ve normal doğumu teşvikte özellikle Sağlık Bakanlığı hastanelerimizdeki yenilikçi gayretleri takdir ediyorum. Bugün burada hizmete girecek olan suda doğum ünitesini de anne adaylarımıza gösterilen özenin bir göstergesi olarak görüyorum."

Demircan, anne adaylarına "Normal doğum fizyolojik bir olaydır. En iyi doğum, kendiliğinden başlayan ve mümkün olan en az müdahale ile gerçekleşen doğumdur. Unutmayalım ki bu mucizevi olayın kahramanı sizsiniz. Sağlık çalışanları sadece doğumun doğasına uygun şekilde gerçekleşmesine refakat ediyor. Bir sorun olduğunda, tıbbi bir zorunluluk haline geldiğinde elbette sezaryen önemli bir alternatiftir. Ancak alternatif bir doğum yöntemi, tercihi değildir. Gerekmedikçe hiç kimse anestezi alıp vücudunda geniş bir yarık açılmasını istemez. Her anne adayımızın normal doğum hakkını en iyi koşullarda kullanabilmesi için, sunduğumuz hizmetleri sürekli gözden geçiriyor ve her türlü tedbiri alıyoruz." sözleriyle seslendi.

Bakan Demircan konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sağlık alanında yapılacak düzenlemelere ilişkin görüştüklerini yakında sağlık çalışanlarına müjdelerinin olacağını söyledi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Cevdet ERDÖL sempozyumumuzda yaptığı konuşmada Hastanemizin marka değerine değinirken “ Bu güzide kurumumuzda uygulanan iyi uygulama örneklerini yanı başımızda inşa edilen Şehir Hastanelerimize’de taşımalıyız.” diyerek, Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkür etti.

Hastane Yöneticimiz Sayın Doç. Dr. Özlem Moraloğlu Tekin ise açılış konuşmasında “Doğum eylemi bakım ve yönetiminde yıllardır uyguladığımız rutin müdahalelerin birçoğu doğum sürecini olumsuz etkilemekte ve sezaryen oranını arttırmaktadır. Bu sempozyumun amacı doğum pratiğimizi güncel literatür eşliğinde gözden geçirerek oluşturduğumuz doğum eyleminde yeni takip ve yönetim rehberimizi ve hastanemizde sezaryen oranlarımızı düşürmek için doğumhanede hayata geçirdiğimiz yeni ve kanıta dayalı uygulamaları sizlerle paylaşmaktır. Zira bu yeni yaklaşım ve uygulamalarımız sayesinde son 6 ayda hem hasta sayımızı arttırdık hem de doğum salonu primer sezaryen oranımızı %12.39’a düşürmeyi başardık. Hastanemiz yüksek riskli gebelerin müracaat ettiği, 3. Basamak bir hastane olmasına rağmen total sezaryen oranımızı da %19.45’ düşürerek yaptığımız iyi uygulamaları içeren doğum eylemi takip rehberimizin hem hastanemizden ihtisas alıp, Türkiye’nin dört bir yanına Kadın Doğum Uzmanı olarak gidecek olan asistanlarımıza, davranış değişikliği oluşturacak bir rehber olmasını hem de tüm kamu hastanelerine sezaryen oranlarını düşürmek yolunda verdiğimiz mücadelede örnek olmasını amaçladık.” diyerek katılımlarıyla bizleri onurlandıran saygıdeğer protokolümüze ve katılımcılarımıza destekleri için teşekkür etti.

Saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendi’nin “Uluslararası Katılımlı Doğum Eyleminde Kanıt Temelli Yaklaşımlar” Sempozyumumuza Onursal Başkan olarak katılması ve destekleri bizleri onurlandırmış olup, kendisine şükranlarımızı sunuyor saygılarımızı arz ediyoruz.

Başbakanımız Binali Yıldırım’ın eşi Sayın Semiha Yıldırım’a, Sağlık Bakanımız Sayın Op.Dr. Ahmet Dermircan’a, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Cevdet ERDÖL’e, Kamu Hastaneleri Genel Müdürümüz Sayın Doç. Dr. Furkan Erol Karabekmez’e, çok değerli Sağlık Bakanlığımız Yöneticilerine, sempozyumda emeği geçen düzenleme kurulumuza, sempozyum konuşmacılarımıza, hastanemizin her biriminde emeği geçen değerli çalışma arkadaşlarımıza ve sempozyumda bizleri yalnız bırakmayarak programımızın sunuculuğunu yapan Sayın Erkan Tarhan’a sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

Hastanemizi marka haline getirme gayretinde ki tüm sağlık ekibime ve tüm çalışanlarıma ayıca tekrar teşekkür ediyorum.

Doç. Dr. Özlem Moraloğlu Tekin
Hastane Yöneticisi - Başhekim